➤ Yazarlar

Millet iktidarının tacı

1 Şubat 1979 gününün alacakaranlığında, kahpe kurşunlarla, tam da evinin köşesinde, aracının direksiyonunda vurulmuştu Abdi İpekçi.

Babı-ali’nin Milliyet’inde Genel Yayın Yönetmeni ve baş yazardı.
Aslında o kurşunlar, sadece kalemi ,düşünen aydınları hedef almamıştı. Tüm Türkiye’ye korku salma, susturma girişimiydi.
O saatlerden itibaren Milliyet’e akın akın gazeteciler, siyasiler, yazarlar, çizerler koşup, alçak saldırı karşısında tepkilerini ortaya koymaya başlamışlardı.
Gelenlerden biri de Uğur Mumcu idi.
Issız bir köşeye çekilmiş, yazı işleri masasından uzak, öylesine donup kalmıştı
Sadece birkaç kelimeyi yine, yeniden tekrar ediyordu:.
”Olamaz. Olamaz.”
Olmuştu ve Abdi İpekçi’yi vurmuşlardı.
14 yıl sonra ise, aynı acıları Uğur Mumcu ile yaşattılar bize.
Aracının altına konulan bombalarla, kahrolduk 24 Ocak sabahında.
1979’dan 1993 yılına, o yıllardan 2023’lere dek, hepimiz bitmeyen hüzünleri yaşıyoruz.
Mumcu’nun, terörün silah kaçakçılığıyla ilgisini ortaya çıkarmak için verdiği uğraşları hiç bitmemişti. Silah ya da diğer kaçakçılıkların kamuoyuna sunulmasındaki rolü  unutulmadı.
Abdi İpekçi suikastinin faillerinden olduğu bilinen Mehmet Ali Ağca üzerindeki incelemelerini sürdürmekten de yıllarca usanmadı.
Ağca dosyası yazıları ve 83’deki Ağca ile cezaevi röportajları, çarpık olayları aydınlatıyordu.
Papa-Mafya-Ağca kitabı yayınlandığında olay olmuştu.
Rabıta, Kürt-İslam ayaklanması 1919-1925 kitapları kilometre taşıydı.
Bu konuların derin boyutlarına dalıp, beyinlerin aydınlanması için verdiği uğraş, 24 Ocak sabahı arabasının altına konulan bomba ile son buldurulmuştu.
Oysa, Uğur Mumcu;
”İnsanlar, sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludurlar” diyordu.
Onlar konuştular, yazdılar, susmadılar.
Sadece kahpece susturuldular.
Her sözlerinde haklıydılar.
Bugün ne değişti diye önümüze bakınca, devran ol devran.
İpekçi’nin, Mumcu’nun peşinde koştuğu satırbaşları için yine mücadele sürmüyor mu?
Tek kurtuluş, halkın isteğiyle iktidarın kurulması için, yarınlara sahip çıkmaksa…
”Demokratik yollarla iktidarın kurulmasını” isteyen İpekçilerin, Mumcuların
yolları nurla dolsun.
Madem, demokrasi için, sandık günü, 14 Mayıs ilan edildi.
14 Mayıs, milletin demokrasiyle taçlanacağı gün olsun.

➤ Yazarın Son Yazıları

➤ Son Yazılar

Welcome Back!

Login to your account below

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Add New Playlist

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?