Bu yazı okurla buluştuğunda seçime 97 gün kalacak. Laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 2023’te 100. yaşına girecek, 14 Mayıs 2023 günü ülkenin ikinci yüzyılına nasıl “merhaba” diyeceği oylanacak!..
Şimdi başlıktaki soruya gelelim. Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi oyunu, taktiği tutuyor mu?
Şimdi altı ay öncesine dönelim… Millet İttifakı’na dönüşen Altılı Masa’nın üç önemli adayı vardı:
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş…
Sahi!.. Son altı ayda ne oldu? İlk önce Mansur Yavaş “Kürtler oy vermez” söylemiyle oyun dışı kaldı. Ekrem İmamoğlu yargı eliyle adaylıktan uzaklaştırıldı. Şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığıyla ilgili organize olarak yürütüldüğü net bir şekilde belli olan “KK aday olma” kumpası!.. Eski bakan Yaşar Okuyan’ın siyasi adabla bağdaşmayan iddiasını da bu kapsamda değerlendirmek lazım…
Sanki kamuoyu, halk gizli bir el tarafından bu üç adaydan başka sürpriz bir isim için ısıtılıyor, hazırlanıyor.
Peki Altılı Masa, HDP ve Altılı Masa’ya destek verecek muhalifler bu oyuna karşı ne yapmalı?
Yapılacak tek şey var, Erdoğan’ı 14 Mayıs’ta sandıkta halkın oyuyla devirecek ortak aday 13 Şubat’ta açıklanmalı, adaylar üzerinden muhalefetin bölünmesine, yıpratılmasına nokta koyulmalı.
Ve seçim propagandası CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı “halkın çalınan 418 milyar dolarını tahsil edeceğim” vaadi üzerine kurulmalı. Geçen hafta Altılı Masa’nın açıkladığı Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ndeki vaatler ülkeyi yaşadığı siyasi bunalımdan tam anlamıyla çıkarır mı, bilemem… Tek bildiğim beşli çeteyi, yandaşları korkutan bu vaat tutulursa “ülke yaşadığı ekonomik krizden” kurtulur!..