Diyarbakır Bağlar ilçesindeki Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolduktan 19 gün sonra, Eğertutan deresinde bir çuval içinde cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran, bugün toprağa verildi. Cenaze töreni Tavşantepe Mahallesi’ne komşu Batı Karakoç köyünde yapıldı. Cenaze namazını kıldıran imam, cemaate şöyle seslendi: “Narinimiz emin olun cennette. Benim korkum, Allah’a nasıl hesap vereceğiz? Vicdanımız, insanlığımız… Bunu yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor.”
Kesin ölüm nedeni henüz belli değil
Diyarbakır Adli Tıp Kurumu, ön otopsi raporunda Narin’in çürümeye başladığı için kesin ölüm nedeninin ve zamanının belirlenemediğini kaydetti. Raporda, Narin’in sol bacağının diz kapağından itibaren kopmuş olduğu kaydedildi. “Cesedin bulunduğu çuval içerisinde cesede ait olduğu değerlendirilen, muhtemel kaval kemiği olduğu değerlendirilen kemiğin muhafaza altına alındığı” belirtildi. Kaval kemiği ve diğer kemik parçalarının İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nda incelendikten sonra kopma nedeninin belirlenebileceği ifade edildi. Rapora göre, Adli Tıp heyeti, Narin’in kesin ölüm sebebinin, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi’nce yapılacak moleküler incelemeler, patolojik çalışmalar, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilen numuneler üzerinde yapılacak incelemelerle belirlenebileceğini belirtti.
24 kişi gözaltında, ifadeler sürüyor

Narin’in bulunmasının ardından soruşturma genişletildi, annesi, babası, 2 kardeşi ve yakınlarının da aralarında olduğu 24 kişi gözaltına alındı. Sıva ustası Nevzat B.,’nin suçu itiraf ettiği ifade tutanağı ortaya çıktı. Narin’in amcası Tavşantepe Mahallesi Muhtarı Salim Güran’ın kendisine cesedi saklaması için 200 bin lira teklif ettiğini belirten Nevzat B., şunları söyledi: “21 Ağustos’ta, öğlen saatlerini geçmişti, evimizin şebeke sularının kesik olduğundan dolayı köyümüzün muhtarı Salim Güran’ı aradım, ‘İçme suyumuz akmıyor’ dedim. Yaklaşık bir dakika kadar konuşmuşuzdur. ‘Ben arıza için yetkilileri ararım’ dedi. Evlerimiz, yaklaşık 80-100 metre mesafe vardır. Ben evden aracımla çıktım, sonra arkamdan Salim Güran’ın geldiğini gördüm. Bana korna ve selektör yaptı, ben de bekledim. Aracından inerek benim aracıma doğru geldi, ben de araçtan indim ve bana eliyle göstermek suretiyle aracın ön yolcu koltuğunda bulunan battaniyeye sarılı bir şeyi göstererek ‘Bunu yok edeceksin’ dedi. Yaklaştım ve bakınca battaniyeye sarılı, hareketsiz vaziyette yatan bir insanın olduğunu gördüm.
Şaşırdım ve tereddüt ettim, Salim Güran ‘İyi düşün, sana 200 bin lira veririm’ dedi. ‘Aracında torba var mı?’ dedi. Ben de bagajdan rengini hatırlamadığım bir çuval çıkartarak Salim Güran’a verdim. Battaniyeye sarılı çocuğu alıp, çuvalın içerisine birlikte koyduk, bu esnada çocuğun üzerinde siyah tişört ve şort vardı. Üzerinde asılı bir küçük çanta vardı, çocuğu torbaya koyduğumuz esnada sağ kulağının arkasında boyun bölgesinde bir kızarıklık vardı. Çuvala çocuğu yerleştirdikten sonra aracımın arka koltuğunun önündeki ayak paspasının olduğu yere koydum. Muhtar Salim Güran Eğertutmaz Deresi’ni işaret etti ve ‘Oraya götür’ dedi.
Aracımı derenin kenarında durdurdum. Çuvalı elime almıştım, çocuğun tüm vücudu çuvala sığmıştı. Çocuğun ayağının kesik olup olmadığını hatırlamıyorum, çünkü çok telaşlıydım. Çantasının ipini sökerek çuvalın ağzını bağladım ve ağacın yanında çok derin olmayan bir yer buldum. Burada biraz su vardı. Bu alana çuvalı bıraktım, çuval birisi tarafından bulunur diye düşünerek üzerine bir taş koydum. Büyüklüğü 15-20 kilogram civarındaydı. Yanında da birer taş vardı. Üzerine çalı koymadım. Çünkü üzeri kapanmıştı. Daha aracıma bindim. Stabilize yoldan çıktıktan sonra baldızımın evine gittim.”
Er ya da geç bu olayın ortaya çıkacağını biliyordum. Narin’in cesedi dere yatağından çıkarıldıktan sonra tedirgin olmaya başlamıştım. Jandarma da evime gelince ben de itiraf ettim. Salim Güran güçlüdür, adamları var. Onunla sorun yaşarsam beni suçlu görürler. Salim Güran kendi öldürmemiş olsaydı, bu cesedi bana getirip ‘Ortadan kaldır’ demezdi. Neden öldürmüş olabileceğini bilmiyorum. Sosyal medyada babası Arif Güran’a ‘Sana öyle bir acı yaşatacağım ki, asla unutamayacaksın’ demiş. Köyde bu şekilde konuşuluyordu. Çarıklı’da da böyle konuşuluyordu. Yaptığım işten pişmanım.”
Türkiye Narin için ayağa kalktı
Narin’in ardından Diyarbakır ve İstanbul başta olmak üzere çok sayıda ilde eylem düzenlendi. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Narin’in uzun süren aramalara karşın bulunamamış olması nedeniyle iktidara yüklendi. Kaya, “Çocukların bedenini layık gördüğünüz o toprağa sizin bu yoz ve bitmiş ahlakınız gömülecek. Sizler acısını, öfkesini sokağa taşıyanları, susmayanları, adalet isteyenleri gözaltına alırken biz, bu acıyı yaşatan ve yaşattıran herkesin cezasız kalmaması için daha güçlü bağıracağız” dedi.

Tabuttaki gelinlik büyük tepki çekti
29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan ise şu açıklamayı yaptı: “Susmak, her yitimden sorumlu olmaktır. Neden biz öldürülüyoruz? Kendi emeğimizle kazandığımız yasalar neden bizi korumuyor ya da kazanımlarımız, geriye çekilmeye çalışılıyor. Çünkü, yirmi yılı aşkın süredir eğitimden adalete her alanda cinsiyetçi tahakkümü kutsayan, kadının ikincilliğini besleyen bir kültür, yaşamımıza egemen kılınıyor. Bir çocuk, 19 gün önce kendi mahallesinde, kendi ailesi ya da komşuları arasında güvenle yürümesi gereken bir mekanda, belki de kendi evinde katledildi. Onu bilen, tanıyan, başına gelenler hakkında bilgisi ya da tahmini olan herkes sustu.”
Ailenin demokratik bir yapı olmaktan çıkarılıp, kadının adı olmayan bir yapıya dönüştürüldüğünü de kaydeden Sarıhan, “Bilimin ve aklın yerini antilaik uygulamalar alıyor. Okullarımızdan evlerimize, iş yerlerimize yayılan bu anlayış, erkek egemen kültürü besliyor. Bugün Narin’in tabutuna örtülen gelinlik de tam bu anlayışı yansıtıyor. ‘Seni öldürdük. Öldürmeseydik gelin olacaktın!’ Mezar yerine ev. Oysa bugün Narin’in arkadaşları okula başlıyor. Üzerine örtülecek siyah ya da farklı renkteki önlük bu ölüme bir başkaldırı olurdu.”
Kadın örgütleri de Narin’in tabutunun üzerine duvak konulmasına sert tepki gösterdi. Gazeteci Ferit Demir, gelinlik tartışmalarına ilişkin şu bilgiyi verdi: “Narin, bu pazar günü yapılacak kuzeninin düğünü için annesinden gelinlik istemişti. Gelinlik giymek istiyordu. Yaşasaydı gelinlik giyip, düğünde halay çekecekti…” Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), akşam saatlerinde, soruşturmaya getirilen yayın yasağını kaldırdı. (istanbullook)