Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde, 21 Ağustos günü Kur’an kursuna gitmek için evinden ayrılan 8 yaşındaki Narin’den 19 gün boyunca haber alınamadı… Günler süren aramanın ardından, Narin’in cansız bedeni, bir çuval içinde, birkaç kez bakılan Eğertutmaz dere yatağında bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sürdürülen soruşturma kapsamında anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran dahil 12 kişi tutuklandı. Tutuklanan son şüpheli, Narin’in amcası Fuat Güran’ın eşi Hediye Güran oldu. Hediye Güran, “Kasten öldürmeye iştirak” suçundan cezaevine gönderildi.
Köydeki çocukları bile susturmuşlar
Narin’in cansız bedeni bulunduğu andan itibaren, birçok olasılık ortaya atıldı ancak cinayetin nedeni ve katilin kim olduğu hâlâ açığa çıkarılamadı. Tutuklu veya tutuksuz bütün aile üyeleri hatta bütün köy, organize bir şekilde davranıyor, suskunluklarını koruyorlar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı ekipler, Tavşantepe Mahallesi’ndeki 7-13 yaş arası 50’ye yakın çocuğa psikososyal destek verdi. Çalışmanın ardından Bakanlığa iletilen ön raporda, ‘Ailelerin, çocuklara, konunun konuşulmaması için çok sıkı şekilde telkinde bulunmuş olma ihtimali var’ denildi.
Narin, kaybolduğu gün boğularak öldürülmüş
İstanbul Adli Tıp Kurumu, Narin’in 21 Ağustos günü öldüğünü ve boğularak öldürüldüğünü tespit etti. Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu’nca hazırlanan raporda, mevcut verilerle Narin’in cinsel saldırıya maruz kalıp kalmadığı hususunda tıbben değerlendirme yapılamadığı da kaydedildi. Sol diz altından bacağın kopmasına neden olan travmanın, ölüm sonrası hayvanlar tarafından oluşturulmuş nitelikte olduğu ifade edildi. Raporda, şu tespit yer aldı: “Çocuğun ölümünün ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılmasına bağlı meydana gelmiş olduğu, oy birliği ile mütalaa edilmiştir.” Tutuklu abi Enes Güran’ın kolundaki diş izleriyle ilgili incelemenin sonucu ise henüz çıkmadı.

Ağabey Baran Güran, samimi mi?
Narin’in hakkında soruşturma açılmayan ağabeyi Baran Güran, Diyarbakır Barosu’na başvurarak, kardeşinin cinayetinin aydınlatılması için hukuki destek talep etti. Baran Güran’ın bu talebi, dosyadan bilgi olma niyeti olarak yorumlandı. Baran Güran. “Fail/lerin kim olduğuna ve yakınlık derecesine bakılmaksızın, kardeşim Narin’in öldürülmesi ve cenazesinin kaybettirilmesi ile olaya dair bilgi sahibi olup da soruşturma makamlarına gerekli beyanda bulunmayan tüm sorumluların tespit edilerek cezalandırılması ve adaletin sağlanması için Diyarbakır Barosu’ndan hukuki destek talebinde bulunuyorum” dedi.
Siyasi yakınlıklar dosyayı etkiler mi?
Narin’in bedeni bulunduğu gün AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun yaptığı açıklamalar akıllarda soru işareti yaratmıştı. Ensarioğlu, “Bizlerin bazen bilmediği bazen de bilip söylemememiz gereken şeyler var. Aile bizim dostlarımız” demişti. Narin’in yoğun arama çalışmalarına rağmen günlerce bulunmaması da düşünüldüğünde, aileye delilleri yok etmek için zaman verilmiş olabileceğini düşündürüyor. Ancak, Ensarioğlu, sözlerinin yanlış yorumlandığını, ailenin korunmasının kesinlikle söz konusu olmadığını ifade etti.
‘İfadeler niçin sızdırıldı, kimlere mesaj verildi?’
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, olayı başından beri bölgede takip ediyor, “Bu suskunluk sarmalının daha fazla süreceğini ben düşünmüyorum, bir yerde çözülme başlayacaktır” diyor. Tanrıkulu, bianet’e verdiği demeçte, Adalet Bakanı’na itirafçının beyanın sızdırılmasına dair şu soruları sordu: “Adalet Bakanlığı’nın sorumlu olduğu bir soruşturmada, en önemli belgenin, beyanın sızdırılmış olması suçtur. Bu belgelerin kimler tarafından sızdırıldığı ve şüphelilere mesaj vermek amacıyla kimlere iletildiğini ortaya çıkarmak da Adalet Bakanlığı’nın sorumluluğundadır. Bu belgelerin sızması doğrudan soruşturmanın gizliliğini ihlal etmiştir. Adalet Bakanı’na tekrar sormak istiyorum; soruşturma sırasında soruşturmanın gizliliğine karar verilmişken, Bakanlığınız tarafından soruşturmanın en önemli belgesi neden sızdırıldı? Kimlere mesaj verildi ve kimler tutum aldı? 12 kişi tutuklandı ama biz ölüm sebebini bilmiyoruz, çelişkili ifadeler var. Bir devlet, bir soruşturma sistemi yaklaşık 1 ayda nasıl bunu çözemez?” (istanbullook)