NEBAHAT KOÇ
En büyük Habsburg konut sarayı olan Albertina Sanat Tarihi Müzesi’ndeki özel sergilerden başlayayım. Viyana’nın burç duvarlarının son kalıntılarının üzerindeki müze, Fransız izlepresyonizminden Alman dışavurumculuğuna, Rus avangardından günümüze kadar öne çıkan, heyecan verici sanat akımlarını sergiliyor. Bu kalıcı koleksiyonunun yanı sıra müze biri Monet’den Picasso’ya (Batliner Koleksiyonu) diğeri Chagall özel sergilerine ev sahipliği yapıyor. Monet’den Picasso’ya adlı sergide Alfred Sisley, Paul Cezanne, Auguste Renoir, Paul Gauguin’in de aralarında olduğu çok sayıda önemli sanatçıların eserleri sanatseverlere sunuluyor. Tabii ki Monet ve Picasso’nun eserleri de yerlerini almış.

Bu eserler arasında Claude Monet Vetheuil’in Görünümü (1881), Nilüfer Göleti (1717-19), Picasso’nun 1947 yapımı Yeşil Şapkalı Kadın, Sylvette, Gitar ile Natürmort, Joan Miro’nun Kuşlar ve Böcekler, Max Beckmann’ın 1942 yapımı Kedili Kadın, Paul Klee’nin 1935 yapımı Kış ve Bahar Arasındaki Manzara, Paul Signac’ın Venedik-Pembe Bulut, Edgar Degas’ın İki Dansçı, Pierre Auguste Renoir’in Douarnennez’de Gün Batımı serginin eserlerinden sadece birkaçı. Hayranı olduğunuz birçok ressamın eserleri arasında kaybolduğunuz bu serginin 9 Şubat 2025 tarihinde sona ereceğini not düşeyim. Bu tarihi yapıdaki bir diğer özel sergi de Rus avangardının büyük ustası Marc Chagall’a ait koleksiyon. 20. yüzyılın en tanınmış sanatçısı Chagall eserlerinde annelik, doğum, aşk ve ölüm temalarını işliyor. Bunların yanı sıra savaşa ve dehşete de odaklanıyor. Horoz, eşek ve balık gibi hayvan motifleri ve fantastik imgeleriyle kendi üslubunu yaratan sanatçının bu sergide, 90 eseri sergileniyor. Eserleri arasında Mavi Sirk (1950-52), Dans (1970), Çiçekli Uyuyan Kadın, Uçurtma, Büyük Sirk, Mavi Manzara, Sarı Oda, Yeşil Otoportre, Doğum Günü eserlerinden bazıları. Chagall sergisi de 9 Şubat tarihine kadar sanatseverleri bekliyor.

Çağdaş siyah sanatın önde gelen sanatçısı
Gelelim bir başka özel sergiye. Bu sergi, Orta Çağ’dan günümüze Avusturya sanatına ev sahipliği yapan Belvedere Sarayı’ndaki genç sanatçı Amaoka Boafa’nın Uygun Aşk adlı koleksiyonundan oluşuyor. Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim görmüş, 40 yaşındaki Ganalı sanatçı, hem çağdaş siyah sanatın hem de döneminin önde gelen yeteneklerinden kabul ediliyor. Bu, sanatçının Avrupa’daki ilk sergisi. Boafa, çalışmalarının merkezine siyahların öznelliğini, neşesini, bakışını alıyor. Çalışmalarında ışıltılı cilt tonunu vurgulayan, öznelerin vücut hatlarını ortaya çıkaran, parmak boyama tekniğiyle dikkat çeken sanatçı kendi üslubunu, tarzını geliştirmiş. Yapıtlarında Gustav Klimt ve Egon Schiele’ye göndermeler yer alıyor. Bu nedenle de eserleri, Belvedere Sarayı’ndaki Klimt ve Schiele’nin yapıtlarıyla yan yana sergileniyor. Boafa’nın 2019 yapımı Jay Adenike adlı eseri, aynı salondaki Klimt’in dünyaca ünlü Öpücük adlı eserinin tam karşısında yer alıyor. Çoğunlukla arkadaşları, tanıdıkları ve kamusal yaşamdaki insanları tasvirinden oluşan sanatçının eserleri arasında Ayçiçeği Tarlası, Enyonam’ın Siyah Şal, Joy Adenike, Gregory Robert, Yeşil Bileklik, Cynthia, Jordan Mbuyamba, White Nail Polish yer alıyor. Boafa sergisi de 12 Ocak tarihine kadar gezilebilecek.

Rembrandt’a saygı duruşu
Viyana Sanat Tarih Müzesi 133 yıllık tarihinde, sanatseverlere ilk kez önemli Barok ressam Rembrandt sergisi sunuyor. Rembrandt-Hoogstraten / Renk ve Yanılsama adlı sergideki eserler Hollandalı ressam ile Viyana’da birkaç yıl geçiren ve Habsburg İmparatorluk sarayında büyük başarı elde eden yetenekli öğrencisi Samuel van Hoogstraten (1627-78) arasındaki etkilemişi sunuyor. Bir anlamda usta ve çırak arasındaki ilişkisi. Sergi, Rembrandt ve Hoogstraten’in çalışmalarındaki renk ve illüzyonist tekniklerin etkilerine odaklanıyor. Sergide, Sanat Tarihi Müzesi’ndeki altı tablosuna ek olarak Louvre, Londra’daki Ulusal Galeri ile Amsterdam’daki Rijksmuseum’dan gelen 60 resim ve çizim yer alıyor. 12 Ocak tarihine kadar gezilebilecek sergide Rembrandt’ın Resim Çerçevesindeki Kız (1641), Penceredeki Kız, İki Çemberli Otoportre, Flora, Juno ile Hoogstraten’in ise Penceredeki Sakallı Bir Adamın Başı, Rönesans Sarayı’nda Okuyan Genç Bir Adam, Terlikler sergideki eserlerden bazıları.

Karamsarlığın sanatçısı Kubin ile sıra dışı Wurm sergisi
Karamsarlığın, karanlığın sanatçısı Alfred Kubin eserlerinden oluşan sergi de Albertina Modern Müzesi’nin öne çıkan sergisiydi. Küçük yaşlarda yakınlarının ölümü, maddi sorunlarla tanışan sanatçı, eserlerinde hayalet, canavar ve diğer fantastik ögeleri kullandı. Karanlığın sanattaki temsilcisi olarak adlandırılan sanatçının bu sergideki eserleri arasında Koca Kafa, Yumurta, Adım, Öz Yansıma, Korku, 1001 Gece, Terk Edilmiş Ev, Adımların Önünde öne çıkıyor. Kubin sergisi de 12 Ocak’a kadar gezilebilecek.

Gelelim Erwin Wurm koleksiyonuna. Sanatçı, gündelik obje ve eşyaları, sıra dışı sorularına (yer çekimi olmasa, bir araba erimeye kalkarsa gibi) ve kendi bakış açına göre yorumlamasıyla dikkat çekiyor. Sıradan parçalara sıra dışı müdahaleleri odağına alan sanatçının eserleri arasında bir kazak, bir yağmur çizmesi ya da bir salatalığı yorumlayabileceğini görebiliyorsunuz. Ya da sonsuz hayal dünyasına göre şişman bir ev ya da yerden 50-60 cm yüksekliğinde bir araba, kutu insanlar gibi çalışmalarına tanıklık edebiliyorsunuz. Günümüzün başarılı ve öne çıkan sanatçılarından Wurm’un Albertina Modern Müzesi’ndeki sergisinde, Zihin Balonu Yürüyüşü, Şişman Cabrio, İsimsiz Kutu İnsanlar, alüminyumdan yapılmış Balzac heykeli eserlerinden bazıları. Wurm’un sergisi de 9 Mart tarihine kadar gezilebilecek.




Fotoğraflar: Nebahat Koç
Kapaktaki eser: Edwin Wurm