MERVE SAATÇİ
Eğer gerçekten kendinizi hazır hissetmiyorsanız, kısa vadede sonuç alsanız bile sürdürülebilir bir başarı yakalamanız zor olabilir. İşte diyete başlamadan önce mutlaka göz önünde bulundurmanız gerekenler!
Diyet önce zihinde başlar
Diyet yapmak bazen içten gelen bir kararla bazen de çevremizin etkisiyle başlar. Ancak başkalarının baskısıyla veya eleştirileriyle diyet yapmaya başlamak, çoğu zaman sürecin yarıda kalmasına ve psikolojik olarak yıpranmamıza neden olur. Eğer gerçekten sağlıklı beslenmeyi bir alışkanlık haline getirmek istiyorsanız, önce kendinizi bu sürece zihinsel olarak hazırlamanız gerekiyor.
Peki, bu nasıl mümkün olur? Öncelikle motivasyonun zamanla dalgalanabileceğini kabul edin. İlk birkaç gün büyük bir heyecanla başlasak da 2-3 hafta içinde sıkılabilir, eski alışkanlıklarımıza geri dönmek isteyebiliriz. İşte tam bu noktada, bir beslenme uzmanı ve gerekli durumlarda bir terapist desteği almak süreci daha kolay hale getirebilir. Haftalık takiplerle hem beslenme alışkanlıklarınızı düzenler hem de diyete olan bakış açınızı geliştirerek bu süreci daha bilinçli yönetebilirsiniz.
Sağlığınızı önce doktorunuza danışın
Diyet yapmak, yalnızca kilo vermek için değil, sağlıklı bir yaşama adım atmak için önemli. Ancak bilinçsizce uygulanan diyetler, vücudunuzun dengesini bozabilir. Kilo alımının altında yatan sağlık sorunlarını göz ardı etmek, sürecin başarısız olmasına neden olabilir.
Özellikle insülin direnci, tiroit düzensizlikleri gibi metabolizmayı doğrudan etkileyen faktörler, kilo vermeyi zorlaştırabilir. Bu yüzden diyet programına başlamadan önce mutlaka bir doktora danışarak gerekli tahlilleri yaptırmalı ve sağlık durumunuza uygun bir beslenme planı oluşturmalısınız. Unutmayın, önemli olan sadece kilo vermek değil, bunu sağlıklı bir şekilde yapmak.
Gerçekçi hedefler koyun
Hepimiz hızla sonuç almak istiyoruz, değil mi? “1 ayda 10 kilo ver!” gibi vaatler kulağa cazip gelebilir ancak gerçekte böyle bir sürecin sürdürülebilir olması mümkün değil. Üstelik bu tarz hızlı kilo kayıpları, metabolizmanızı yavaşlatabilir ve ilerleyen dönemlerde verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri almanıza neden olabilir.
Bu yüzden kendinize ulaşılabilir hedefler koyun. Ayda 2-4 kilo kaybı, sağlıklı ve sürdürülebilir bir süreç için ideal olarak kabul ediliyor. Küçük ama etkili adımlarla ilerlediğinizde, hem vücudunuz hem de zihniniz bu değişime daha kolay adapte olacaktır.
Uyku düzeni olmazsa olmaz!
Sağlıklı beslenme kadar kaliteli uyku da kilo kontrolünde büyük bir rol oynuyor. Yapılan araştırmalar, gece 6 saatten az uyuyan kişilerin fast food ve abur cubura daha fazla yöneldiğini, sebze tüketiminin azaldığını ve gece yemek yeme alışkanlıklarının arttığını gösteriyor.
Ayrıca yetersiz uyku, stres hormonlarını artırarak iştahı kontrol eden mekanizmalara zarar verebiliyor. Eğer kilo vermek ve sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturmak istiyorsanız, uyku düzeninize dikkat etmeli, uyumadan 2-2,5 saat önce yemek yemeyi bırakmalısınız.
Su için ve hareket edin
Bunu milyonlarca kez duymuş olabilirsiniz ama tekrar etmekte fayda var: Su içmek, kilo kontrolü ve genel sağlık için en temel alışkanlıklardan biri. Ancak çoğumuz su içmeyi ihmal ediyor, sadece susadığımızda su içiyoruz. Halbuki vücudun susuz kalmadan, düzenli olarak su alması gerekiyor.
Yeterli su tüketip tüketmediğinizi anlamanın en kolay yolu, idrar renginize bakmak. Eğer koyu sarıysa, yeterince su içmiyorsunuz demektir. Günde en az 2 litre su içmek, metabolizmanızın hızlı çalışmasını ve dolaşım sisteminizin düzgün işlemesini destekler.
Ve tabii ki hareket! Diyet yaparken sadece yediklerimize odaklanmak yerine, vücudumuzu da aktif hale getirmeliyiz. Sevdiğiniz bir sporu düzenli hale getirerek süreci hem daha keyifli hale getirebilir hem de çok daha sağlıklı bir şekilde ilerleyebilirsiniz.
Sonuç olarak…
Diyet, kısa vadeli bir çaba değil, uzun vadeli bir yaşam tarzı değişikliği. Eğer kalıcı ve sağlıklı bir şekilde kilo vermek istiyorsanız, zihinsel olarak kendinizi hazırlayın, doktor kontrolünden geçin, gerçekçi hedefler belirleyin, uyku düzeninize dikkat edin, su tüketiminizi artırın ve düzenli hareket etmeyi ihmal etmeyin.
Unutmayın, sağlıklı yaşam bir yarış değil, kendinize yaptığınız en büyük yatırım!