HAZAL OCAK
Dünyanın kaynakları sınırlı. İklim krizinin sonuçlarıyla sunu artık daha yakından hissediyoruz. İnsan etkisiyle hızla tükenen doğa, son kaynakları için varoluş mücadelesi veriyor. Satın aldığımız, tükettiğimiz her şeyin çevreye bir maliyeti var.
Temel ihtiyaçlarımız dediğimizde beslenme, barınma ve giyinmeden bahsediyoruz. Ancak son 50-100 yıl içinde bu tanım dramatik şekilde değişti. Tüketim kültürü, bize ihtiyacımız olmayan şeyleri bile vazgeçilmezmiş gibi sunarak alışverişi adeta bir zorunluluk haline getirdi. Artık her fırsat bir kampanya, her mevsim yeni bir alışveriş bahanesi. Peki, gezegenin tükenmesi pahasına bu çılgınlığa ne kadar devam edebiliriz? Her yaptığımız gereksiz harcama doğada derin izler bırakıyor. Bunların en belirgin olanları su ayak izi ve karbon ayak izi.
Görünmeyen tükeniş
Satın aldığımız her ürün, dünyadaki sınırlı su kaynaklarını tüketerek üretiliyor. Tek bir alışveriş bile doğanın damarlarını kurutabiliyor. Örneğin:
- 1 tişört için: 2.700 litre su
- 1 deri ayakkabı için: 16.600 litre su
- 1 kot pantolon için: 10.800 litre su
- 1 hamburger için: 2.325 litre su
- 1 kg kahve için: 21.000 litre su
- 1 kg peynir için: 5.000 litre su harcanıyor.
En çarpıcı olanı ise: Satın aldığımız yarım litrelik bir pet şişe su için aslında 5,5 litre su harcanıyor.
Kısacası, tükettiğimiz her şeyin ardında devasa bir su israfı var. Gereksiz satın almalar, sadece cüzdanımızı değil, gezegenimizin geleceğini de tüketiyor.
Görünmeyen kirlilik
Ürünlerin üretimi, taşınması ve bize ulaşması sırasında kullanılan enerji büyük miktarda karbon salımına yol açıyor. Örneğin, hediye olarak alınan bir kot pantolon, yaklaşık 200 kg karbonun atmosfere salınmasına neden oluyor. Küresel ölçekte milyonlarca insanın yaptığı alış verişi düşününce, ortaya çıkan karbon ve su ayak izi tahmin edilemeyecek kadar büyük boyutlara ulaşıyor.
Peki, su ve karbon ayak izi nedir?
Su Ayak İzi: Tükettiğimiz her mal ve hizmetin üretiminde kullanılan toplam su miktarını ifade eder. Hem doğrudan hem de dolaylı su tüketimini kapsar.
Karbon Ayak İzi: İnsan faaliyetleri sonucu atmosfere salınan sera gazlarının toplam miktarını ölçer.
Doğrudan karbon ayak izi: Evdeki enerji tüketimi, ulaşım ve fosil yakıtların yanmasıyla ortaya çıkan emisyonları içerir.
Dolaylı karbon ayak izi: Kullandığımız ürünlerin üretim, taşınma ve atık haline gelme sürecinde ortaya çıkan emisyonları kapsar.
İhtiyacımız olmayan şeyleri satın almayı bıraktığımızda, aslında dünyaya bir nefes alma fırsatı veriyoruz. Küçük değişimlerle büyük farklar yaratmak elimizde. Daha bilinçli seçimler yaparak doğaya vurduğumuz izleri hafifletebiliriz. Çünkü gezegenin bize değil, bizim ona ihtiyacımız var.